Rengin Çocuklar Üzerindeki
Etkileri

Renkler ışığın ürettiği enerji ile vücut fonksiyonlarını, zihni ve duyguları etkiler. Yapılan çalışmalar renklerin beyin gelişimine, yaratıcılığa, verimliliğe ve öğrenmeye faydasını kuvvetli bir şekilde göstermekte. Rengin heyecanlandırma, sakinleştirme, ilham verme, endişe yaratma, gerginlik hissettirme, huzur verme gibi etkileri vardır. Bu etkilerin çocuklarda yansıması daha da belirgin olarak hissedilir. Çocuklar renklere daha hassas olabilmektedirler.

Bu sebeple çocuklar için uygun renkler seçmek oldukça önemlidir. Huzursuz bir çocuğun kıyafetlerinde, odasında ve çantasında yoğun kırmızı rengi kullanmak onu daha huzursuz ve gergin yapabilir. Çok hareketli çocuklar için de aynı şey geçerlidir.

Enerjik kırmızı, hareketli bir çocukla birleştiğinde hareketli çocuk bütün gün zıplayarak etrafta dolaşabilir. Bu durum onların eğitim başarısını da olumsuz etkileyebilir. Enerjik ve huzursuz çocukların eşyalarında mavi, yeşil ve mor kullanmak daha uygun olabilmektedir.



Çocukların odalarına ayrı bir hassasiyet göstermek gerekir. Evin her odası tabii ki önemlidir ancak çocuk odaları hem çekici ve eğlenceli olmalı hem de öğrenimlerine, beyin gelişimine katkı sağlayacak unsurlar içermelidir. Duvar rengi seçerken onların hem görme duyusunu koruyacak hem de uygun çalışma ortamı sağlayacak, fiziksel ve ruhsal sağlığını koruyacak, rahat uyuyabileceği ortamlar yaratacak renkler seçmek gerekmektedir.

Yatak odaları, ebeveynler için sıradan önem derecesinde olabilir. Çocuk için ise odaları; hem uyuduğu, hem kendi başına oynadığı hem de arkadaşlarıyla zaman geçirdiği bir yer olabilir. Çocuğun yaşı ne kadar küçük ise yaşadığı oda da o kadar sade olmalıdır. Bir bebeğin odası ile 4 yaşında bir çocuğun odası şartlar mümkünse aynı olmamalıdır.

Renk, bir alanın ambiansını, büyüklüğünü, küçüklüğünü, soğuk veya sıcak olmasını etkilerken aynı zamanda duygu durumumuzu, hislerimizi ve davranışlarımızı da etkiler. Renkler, çocukların duygu ve düşüncelerini en fazla ifade edebildiği araçlardan biridir. Çocukların yaş gruplarına göre tercihleri genelde ortak olsa da renk tercihleri duygu durumlarına, kendilerini ifade etme biçimlerine ve hislerine göre farklılık gösterebilir.

Çocuklar yaratıcılıklarını ve hayal dünyalarını besleyecek öğrenme alanlarına ihtiyaç duyarlar. Sınıflar bu amaçla kullanılan en önemli araçlar olduğundan en çok dikkat edilmesi gereken alanların da başında gelirler.

Bir çocuğun beyin bağlantıları, 5- 6 yaşına kadar tamamlanamaz ve olgunlaşması da 1 yıl daha alır. Bu yaşlarda okuma yazmayı tam çözemediklerinden iletişim kurmak için daha çok görsel malzemelerden faydalanırlar. Renk de onlar için önemli bir araçtır.



Çocuklarda görme 6. aydan itibaren gelişmeye başlar ve 10 yaşına kadar sürer. Görme, bizi dünyaya bağlayan en önemli duyulardan bir tanesidir. Işık ve renk bizim için cezbedicidir. Ortalama bir insan gözü, görülebilir ışığın 150 farklı rengini algılayabilir. Bu da normal görüşü olan bir insanın milyonlarca farklı rengi ayırt edebilmesi demektir. Renk, bir nesneyi değerlendirmeye, tahmin etmeye ve tanımlamaya imkân sağlayan en önemli karakteristik özelliklerden biridir. Tüm insanların algılarında belli özellikte reaksiyonları vardır ve her rengin algısı da ilgili duygu alanlarına hitap eder.

Bütün insanlar gibi çocuklar da ‘psikolojik ve fizyolojik’ düşünsel varlıklardır. Çocuklar, çevreleriyle iletişimi kolaylaştırabilmek için duyularını kullanırlar. Onların görme duyuları, ışık ve renklerin dünyasıyla ve diğer görsel çevresel faktörlerle iletişim için kullanılır. Araştırmalara göre renk, çocukların bilişsel ve motor gelişiminde kritik bir önem taşır.

Winston Churchill bir keresinde “İnsanlar bina inşa eder, binalar da insanları.” demiştir. (Grangaard, 1993) Çevresel faktörler, çocukların beslenmesi, büyümesi, gelişimi ve eğitiminde çok önemli rol oynar. Fiziksel çevrenin her bir özelliği onların eğitimine, gelişimine katkı sağlar. Yerleşim yeri, tasarımı, düzeni, planı, renkleri, oyun alanları öğrenmelerine katkı yaptığı gibi içlerindeki potansiyellerini açığa çıkarmaya izin vermeyebilir.

İç yerleşim düzenindeki tamamlayıcı parçaların en güçlü ve en önemlilerinden bir tanesi de renktir. Renk, çocukların psikolojik reaksiyonlarını ve fizyolojik sağlıklarını etkileyebilir. Özellikle okul öncesinde ve okuma yazmaya başlasa da bu becersini iletişim olarak tam da hakkını vererek kullanamayan 6-7 yaş civarındaki çocuklarda renk dışarıdan bilgi almak için çok önemli bir kaynaktır. Yıllar içerisinde yapılan çalışmalardan artık rengin yalnızca güzel, hoş bir görüntü sağlamak için kullanılmadığını biliyoruz.

Renk, çocukların eğitim alanlarını tasarlamanın çok önemli parçalarındandır. Çocuklar, onlara öğrenme fırsatı verilen yerlerde tam potansiyellerini ortaya çıkarabilirler ve bu şekilde de öğrenirler. Araştırmalar, çevresel faktörlerin başarı seviyesini ve üretkenliği geliştirmede, hata yapma oranını azaltmada, olumlu davranışları etkilemede önemli katkıları olduğunu gösterdi.


Renkler, kullanıldığı duruma göre hem pozitif hem negatif etki yaratabilir. Tonuna, doygunluğuna göre bir odada tek başına kullanılan her renk pozitif etki beklerken negatif etki de yaratabilme ihtimali taşımaktadır. Fazla uyarıya maruz kalmak nefes alışverişinde, nabızda, kan basıncında, kas gerginliğinde değişiklikler yaratır. Eksik uyarım ise huzursuzluk, uykusuzluk, duygusal tepkilerde aşırıya kaçma, konsantrasyon bozukluğu ve sinirlilik yaratabilir.

Örneğin ortamın tamamen beyaz olması eksik uyarımdır ve bu bilinenin aksine dengeli, nötral bir etki bırakmaz.



Bilimsel çalışmalar renklerin yalnızca beynin üst tabakasını değil tüm merkezi sinir sistemini etkilediğini göstermiştir. EEG ve nabız oranlarını ölçen sistemlere göre erkekler ve kadınların renklere farklı tepkiler gösterdikleri farkedilmektedir. Hiperaktif, enerji dolu bir çocuğun mavi ya da pembe renge boyanmış bir odada nabzının yavaşladığı farkedilmektedir.

Renk, gözden beyne iletildiğinde beynimiz, duyguları, zihinsel berraklığı ve enerji seviyesini etkileyen bir hormon salgılar. Renklerin kombinasyonlara göre de insanlar üzerinde negatif ya da pozitif psikolojik etkileri görülebilir. Bebekler kendilerini yoğun sarının olduğu bir odada tedirgin hissederken, mavi ve yeşil ile kombinlenmiş sarı odada ise huzurlu hissedebilmektedirler.

Kırmızı, Tüm renkler içerisinde en baskın renktir. Şiddetli bir uyarıcıdır. Bilimsel çalışmalarda kırmızının görsel aktivite ve otonomik sinir sistemi fonksiyonları üzerinde maviye nazaran daha uyarıcı etkisi olduğu farkedilmektedir.

Kırmızı bütün dikkati üstüne çeker ve diğer renklerin etkisini de bozar. Göz lensi kırmızıya odaklanabilmek için ayar yapmalıdır. Doğal odak noktası retinanın arkasındadır. Kırmızının dinamikliği, beyazın etkisiyle pembe renge dönüştüğünde azalır ve daha yumuşak, sakin bir renk haline gelir. Bu yüzden de çocuk odalarında duvar rengi olarak yoğun bir kırmızı kullanılmamalıdır. Kırmızı, güçlü ve sıcak bir tesiri de olduğu için bej, mavi ve kahverenginin kullanıldığı çocuk odalarında vurgu olarak kullanılabilir. Hem ders çalışmak hem arkadaşlarıyla vakit geçirmek hem de uyumak için odasını kullanan çocuklarda yoğun kırmızı kullanmanın negatif tesiri olabilir. Yoğun kırmızıya boyanmış odalarda çocuklar kendilerini gergin ve agresif hissedebilirler.

Sarı,Renk skalasının en neşeli, en mutlu olanıdır. Bilgeliği ve iyiliği temsil eder. Sıcaklık, keyif, coşkunluk, neşe ve ilham saçar. Etkisi kırmızı kadar sert değildir. Sarı nispeten açık bir renktir ve ferahlatıcı etkisi vardır.

Sembolik olarak da sarı zihinsel ve ruhsal olarak aydınlanmayı, gün ışığını ve iletişimi ifade eder. Hafıza, motivasyon ve dikkati de etkilediğinden çocuk odalarında kullanılması uygundur. Ancak çok yoğun kullanılırsa gerginlik ve öfke yaratabilir. Yapılan çalışmalarda yoğun sarı kullanımının bebeklerin daha fazla ağlamasına sebep olabileceği farkedilmiştir.

Bebek odaları için mavi ve yeşille kombin edilmiş sarı renklerin kullanılması ile çocuklar için daha sakin ve huzurlu bir ortam yaratılabilir.

Mavi, Tüm açılardan kırmızının karşıtıdır. Görünümde mavi transparan ve ıslakken, kırmızı opak ve kurudur. Psikolojik olarak mavinin soğuk ama rahatlatıcı doğası, kırmızının sıcaklığı ve heyecanının tam zıttıdır. Kırmızının tersine mavi vücut ısısını, kan basıncını ve nabzı düşürür, iştahı keser. Gökyüzünün ve okyanusun rengi olarak ferahlık, açıklık ve rahatlatıcı bir his verir. Mavinin siyah eklenmiş koyu tonları giderek siyaha yaklaştığında depresif, melankolik bir durum yaratabilir. Mavi çocuk odalarında yaygın olarak tavsiye edilen bir renktir. Özellikle bebek odalarında bebeklerin rahat uykuya geçmelerinde, huzurlu olmalarında etkisi vardır. Hareketli, aktif çocuklarda da sakinleştirici özelliği olduğundan rahatlıkla kullanılabilir. Tüm renklerde olduğu gibi duvar rengi olarak maviyi tercih ettiğinizde odada kırmızı, sarı aksesuarlardan da faydalanabilirsiniz.

Yeşil, Psikolojik olarak yeşil sağlığı temsil eder, sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi vardır. Huzur, sakinlik, sessizlik verir. Gözün lensi yeşile retinanın üstünde odaklandığından yeşil en rahatlatıcı renktir.

İçindeki sarı renk keyifli, hoş bir karakter verirken mavi de onu daha sıcak yapar. Açık yeşil, basıncı azaltır. Sembolik olarak bakıl- dığında yeşil doğanın, hayatın gücüdür ve bu yüzden de en doğal, rahatlatıcı, dinlendirici, dengeli renk olarak görülür. Kırmızıdaki tehlike var “dur” sinyali yerine yeşil “geç” sinyali verir ki bu da vücuttaki gerilimi azaltır. Bebek odalarında, çocuk ve ergen odalarında yeşil rahatlıkla kullanılabilir. Bebek odalarında yeşil tonlar kullanıldığında bebeklerin daha rahat ve huzurlu uykuya geçmelerine yardımcı olacaktır. Sarısı biraz daha fazla olan yeşil kullanıldığında zihinsel berraklık, netlik de oluşturacağından okul hayatında başarı için ergenlerin odasında kullanılabilir. Mavinin dinginliği ile sarının zihinsel netlik vermesi onlara iyi gelecektir.

Turuncu, Kırmızıya göre daha yumuşak, daha yalındır. Kırmızıdan aldığı heyecanla, sarıdan aldığı enerjiyle mutluluk, sosyallik, dışadönüklük ve neşeyi temsil eder. Yorgunlukla başa çıkmak için en ideal renktir. Sıcaklık saçar, iştah açıcı ve uyarı- cıdır, sabah erken kalkmanıza yardım eder. Doygunluğu az olduğunda enerjisi düşebi- lir. İçine kapanık, sosyalleşme problemi olan çocukların odalarında kullanmak için idealdir. Turuncu fiziksel olarak kendine güveni, bağımsızlığı ve bir parça da rekabeti temsil eder. Evde ayrıca bir oyun odası varsa çocuklarınız arkadaşlarıyla orada vakit geçiriyorsa turuncu tonlardan rahatlıkla faydalanabilirsiniz.

Mor, Fiziksel ve psikolojik olarak birbirinin zıttı kırmızı ve mavinin karışımıdır. Farklı tonla- rında narinlik, zarafet ve zenginlik barındır- dığı gibi zaman zaman rahatsızlık verici de olabilir.

Mor, beynin yaratıcılıkla ilgili bölümünü uyarır. Aynı zamanda yatıştırıcı özelliği vardır. Menekşe, morun daha açık bir tonudur ve tayfta yer alır. Mor ise karışık bir renktir ve aslında renk türü olarak ikisi arasında muazzam farklılıklar vardır. Kız çocukları pembe ve mor renkleri çok sever. Mor çocuklar için uygun bir renktir. Özellikle yaratıcılık gerektiren faaliyetler gerçekleştiren okul öncesi çocuklar için ya da akademik becerilerine katkı sağlaması için ergen kızların odalarında da rahatlıkla kullanılabilir. Fiziksel ve ruhsal dinginliğe de yardımcı olacağından mor ve tonları hiperaktif, hareketli çocukların odasında da rahatlıkla kullanılabilir.

Pembe, Kırmızının beyazla karışımından oluşan pembe, fiziksel olarak bizi olumlu etkiler. Rahatlatıcı ve sıcaktır. Kırmızının, açık rengine ayrı bir isim verilen tek renktir. Diğer renkler kısaca açık yeşil, açık mavi olarak anılır. Pembe, psikolojik olarak da oldukça güçlü bir renktir. Canlı türünün devamını, feminenliği temsil eder. Çok teskin edici özelliği vardır. Çok fazla pembe yorucu, bunaltıcı olabilir. Çekingen, içine kapanık çocukların odasında çok fazla pembe kullanılması uygun değildir, çünkü enerjik bir renk değildir. Bu tür çocuklarda daha fazla içine kapanıklık yaratabilir. Aktif, enerjik çocukların odasında kırmızının yoğunluğunun az olduğu pembe rahatlıkla kullanılabilir. Sıcaklık, rahatlık, huzur verir.

Kahverengi, Kırmızı, sarı ve siyahtan oluşur. Siyah kadar ciddidir ama biraz daha yumu- şak ve sıcaktır. Kırmızı ve sarıdan aldığı özelliklerle bu sıcaklığı taşır. Tabiatla, evrenle ilişkili bir renktir. Yoğun, güvenilir, sıcak ve pozitiftir.

Siyahın aksine çoğu insan tarafından güvenilir ve destekleyici bulunur. Özellikle ergenlerin odasında rahatlıkla kullanılabi- lir. Kırmızı ve sarının enerjisi ama siyahın ciddiyeti ile daha gerçekçi bir renk olduğundan ergenlerde sorumluluk ve koruma duygusunu geliştirmede yardımcı olur. Sahip olma, irade ile de ilişkili bir renktir. Ergenlerde aile ve arkadaşlık ilişki- lerinde kahverenginin olumlu tesiri vardır. Aynı zamanda sakinlik ve huzur da verir. Ergenlerin kıpır kıpır enerjisini sakinleştirip akademik anlamda da ayaklarının yere basmasına yardımcı olan bir renktir. Eğitimde başarı ve aynı zamanda rahatlamayı bir arada yakalamak için genç odasının bir bölümünü vurgu olarak sarının ağırlıklı olduğu bir renk ile boyayabilirsiniz. Bebek odalarında da ipeksi, bej ve hasır tonları birlikte kullanılabilir. Güven hissi yarattığı gibi aynı zamanda rahatlatıcı etkisini görebilirsiniz.