Renklerin Gücü

Renk, sadece nesnelerin, mekanların ve yüzeylerin bir fiziksel özelliği değil, gözün tanıdığı ve beynin yorumladığı ışığın neden olduğu bir algıdır. Renk, görsel sistemlerin aldığı bilgiye karşı beynin verdiği cevaptır. Tıpkı sarımsak tozunun kokusunun beynimizde gerçek sarımsak kokusuna benzer bir etki yaratması gibi farklı kombinasyonlardaki ışık da aynı bakış açısı ile “renk” olarak algılanır. Zihnimiz ışığın dalga boyu karışımlarını bizim “renk” olarak adlandırdığımız şekilde görür. Renk, ışıkla oluştuğu için aynı zamanda enerjinin bir formudur. Bu enerji zihni ve duyguları etkilediği gibi aynı zamanda vücut fonksiyonlarına da yön verir. Bu sebeple ışık ve renk birbirinden ayrı düşünülemez. Dolayısıyla ışık ve renk; psikolojik, fizyolojik, görsel ve estetik açıdan ele alındığında eşit olarak ele alınmalıdır. Renk ve ışık, insan yapısı ortamlar için başlıca etki faktörleridir. Onların etkisi, psikolojik reaksiyon ve psikolojik sağlık için çok önemlidir.

Araştırmalar, ışığın ve rengin insan organizmasını hem görsel hem görsel olmayan temelde etkilediğini göstermiştir. Bilimsel çalışmaların da kanıtladığı gibi ışık ve rengin tek rolü, uygun bir aydınlatma ve hoş bir mekan yaratma amacının çok ötesindedir. Günümüzde yapılan analizlerde EEG, Fonksiyonel MRI gibi daha sofistike teknikler kullanılmaktadır. Böylelikle rengin beyin dalga- larını, otonomik sinir sistemi fonksiyonlarını ve hormonal aktiviteyi etkilediği bilinmektedir.