Renklerin Tarihi

Renkler yüz binlerce yıldır insanları büyülüyor, ancak doğanın bu mucizesini alıp kendi kullanımımıza sokmamızın tarihi çok daha kısa. İlk sanatçılar günümüzden yaklaşık 40.000 yıl önce ilk pigment ve boyaları insanlığa armağan ettiler. Toprak, hayvansal yağ, kömür, kireç gibi doğal materyaller kullanılarak elde edilen boyalar 5 renk içeren bir renk paletini ortaya çıkardı: kırmızı, sarı, kahverengi, siyah ve beyaz. Doğada tarihin başlangıcından beri bulunan renklerin çeşitliliği, kendimizi ifade etmeye ve günlük hayatımıza aktarmaya başladığımızdan bu yana hızla arttı ve yeni pigmentler sayısız farklı alanda kullanılmaya başlandı. Mağara tasvirlerinden Rönesans’a on binlerce yıldır hayatın bir parçası olan boya ve renklerin çeşitliliği günümüzde inanılmaz boyutlara ulaştı. 5 renkli mütevazı bir renk paletiyle çıkılan bu yola artık sayısız renk ve farklı tonlarla devam ediliyor.

Demir bakımından zengin topraklardan elde edilen ve mağara resimlerinde boya olarak kullanılan ilk renk olan toprak kırmızısı günümüzde hâlâ en çok tercih edilen tonlardan. Azteklerde 1400’lü yılların sonlarına doğru kaktüslerde yaşayan koşinil böceklerinin ezilip kurutulmasıyla elde edilen kırmızı renk, birçok farklı uygarlık tarafından sıkça kullanılmış, hatta 20. yüzyıla kadar İngiltere ordusunun kırmızı ceketleri koşinil böcekleriyle kırmızıya boyanmıştır.


Bitki özlerinden elde edilen yeşil, kırmızıdan sonra insanların boya olarak kullandığı en eski renklerden biri. 1775 yılında İsveçli kimyager Scheele, reçine ve arsenik bazlı yeni bir parlak yeşil keşfetti. Victoria Dönemi’nde hızla yayılan ve popülerleşen Scheele yeşili beraberinde bazı sorunlar da getirdi. Son derece zehirli bir kimyasal olan arsenik yüzünden birçok sanatçı sağlık sorunları yaşadı. Neyse ki günümüzde son teknoloji kullanılarak üretilen yeşil boyalar kötü ünlerini geride bıraktı. Artık boyalarla haşır neşir olurken sağlık konusunda kaygılanmak zorunda değiliz.


Denizlerin rengi olmasına rağmen doğada çok rastlanmayan renkler arasında olan mavinin boya olarak kullanılmaya başlanması diğer renklere göre oldukça yeni. Öyle ki ne tarih öncesi mağara resimlerinde, ne Antik Yunan kayıtlarında, ne de eski Çin hikâyelerinde maviye pek rastlanmıyor. Ancak yaklaşık 6000 yıl öncesinde madenciliğe başlayan ve laciverttaşı olarak da bilinen lapis lazuli taşını çıkaran antik Mısır uygarlığı, maviyi mumyaların tabutlarına işleyerek bu rengi kullanan ilk uygarlık oldu. Özellikle ortaçağda Meryem Ana’nın birçok eserde mavi elbiseler içinde tasvir edilmesiyle mavi kullanımı tüm dünyada yaygınlaşmış.